FAIR, BM İnsan Hakları Komitesi’ne MSHS kapsamında Türkiye Değerlendirmesine Katkı Sundu

Türkiye, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme [MSHUS] kapsamındaki uluslararası taahhütlerinde, kritik insan hakları konularında ayrıntılı ve güvenilir veri ve istatistikler sunma konusunda yetersiz kalmıştır. Şeffaflık ve hesap verebilirlik için defalarca yapılan çağrılara rağmen, Türkiye hükümeti, özellikle ifade özgürlüğü, barışçıl toplanma, keyfi gözaltı, polis şiddeti, işkence ve kötü muamele, kadına yönelik şiddet ve azınlık hakları gibi alanlarda temel haklara ilişkin kapsamlı veri ve istatistiklerin yanı sıra yasal olarak bağlayıcı belgelerin yorumlarını sunmakta sürekli olarak başarısız olmuştur. Bu veri eksikliği sadece Türkiye’nin MSHS kapsamındaki taahhütlerini zayıflatmakla kalmamakta, aynı zamanda uluslararası kuruluşların ve sivil toplumun ülkedeki insan hakları ihlallerinin gerçek boyutunu değerlendirme kabiliyetini de ciddi şekilde engellemektedir.
İfade ve barışçıl toplanma özgürlüğü alanında, Türkiye’nin kısıtlayıcı yasaları ve hükümet uygulamaları yaygın sansüre ve muhalefetin bastırılmasına yol açmıştır. Ancak, bu hakları kullandıkları için kovuşturulan veya mahkum edilen kişilerin sayısına ilişkin güvenilir verilere genellikle ulaşılamamaktadır. Yetkililer ya ayrıntılı raporlar yayınlamamakta ya da muğlak, eksik bilgiler sunmakta, bu da bu ihlallerin kapsamını izlemeyi zorlaştırmaktadır. Benzer şekilde, keyfi gözaltı vakalarında -özellikle 2016 darbe girişiminin ardından- hukuki süreç olmaksızın gözaltına alınan kişilerin sayısına ilişkin çok az şeffaflık vardır ve hükümet bu tür vakaları genellikle ulusal güvenlik meselesi olarak nitelendirerek istatistikleri daha da belirsizleştirmektedir.
Polis şiddeti ile işkence ve kötü muameleye ilişkin olarak, Türkiye uluslararası standartlara uymakla yükümlü olmasına rağmen, bu ihlallerin yaygınlığına ilişkin veriler yetersizdir. Barışçıl protestolar sırasında polis şiddeti uygulandığı ve gözaltı merkezlerinde işkence yapıldığı iddiaları sıkça dile getirilmektedir, ancak bu iddiaları belgeleyen resmi veriler ya yayınlanmamakta ya da anlamlı bir analize imkan verecek kadar ayrıntılı değildir. Bu alanlarda güvenilir istatistiklerin bulunmaması hesap verebilirliği ciddi şekilde engellemekte ve ihlallerin cezasız kalabildiği bir ortamı teşvik etmektedir.
Ayrıca, Türkiye kadına yönelik şiddet ve azınlık hakları konusunda yeterli veri sağlamamaktadır. Toplumsal cinsiyete dayalı şiddete ilişkin bazı veriler mevcut olmakla birlikte, bunlar genellikle eksiktir veya özellikle aile içi şiddet ve kadın cinayetleri açısından sorunun tam boyutunu yansıtmamaktadır. Azınlık haklarına gelince, Türk hükümeti Kürtler, Aleviler ve mülteciler de dahil olmak üzere etnik ve dini azınlıklara yönelik muameleye ilişkin ayrıntılı istatistikleri sürekli olarak yayınlamamakta ve bu grupların karşılaştığı sistematik ayrımcılığın anlaşılmasında önemli boşluklar bırakmaktadır. Bu alanlardaki şeffaflık eksikliği, Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmedeki başarısızlığını ve daha sağlam veri toplama ve raporlama uygulamalarına duyulan acil ihtiyacı vurgulamaktadır.
Bu koşullar altında FAIR, BM İnsan Hakları Komitesi’nden Türkiye’yi Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerine uygun olarak, özellikle aşağıda özetlenen konularla ilgili doğru ve kapsamlı veri sağlamaya teşvik etmesini talep etmektedir. Bu, Komite’nin Türkiye’nin insan hakları durumunu daha iyi anlamasını ve değerlendirmesini sağlayacak ve Türkiye’nin raporlarına ilişkin bilinçli sonuç gözlemlerinin hazırlanmasını kolaylaştıracaktır.
Katkının tam metni için: FAIR – ICCPR Submission